TURAN DERGİSİ

Altaylardan Tunaya

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
         

TURAN Dergisi 16. Sayı Özetleri

E-posta Yazdır PDF

Turan Dergisi 16. Sayı Özetleri

Doğumunun 120. Yılında Sultan Galiyev Üzerine Kültür-Politik Bir Deneme

Erol Cihangir

Bu yıl, Doğu’nun büyük devrimcisi Kazan Tatar Türklerinden olan Sultan Galiyev’in doğumunun 120. yılı. Stalin diktasının ilk kurbanlarından olan Sultan Galiyev, 1917 Sovyet devriminde devrimin gerçekleşmesinde kurduğu Müslüman Kızıl Tugaylarla devrimin kaderini belirleyen ünlü Sovyet önderlerinden biriydi. Fakat onun asıl önemli yanı, Sömürge ülkelerle, Doğu halklarına yönelik geliştirdiği tezlerle, Doğu-Batı çelişkisine ilişkin yapmış olduğu analizlerle özgün bir ideolog olmasıydı. Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından sonra Atlantikçi güçlerin Doğu’ya yönelik yeniden saldırıya geçmeleriyle, Sultan Galiyev’in yapmış olduğu “dünya sistemine” ilişkin tahliller, onu tarih önünde bir defa daha haklı çıkarmıştır. Bu açıdan Galiyev’in ortaya koymuş olduğu tezler ve yapmış olduğu tahliller, onu siyaset ve entelektüel açıdan hala tartışmasız bir düşünür kılmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Sultan Galiyev, Atlantikçilik, Turan Sosyalist Devleti

Emperyal Bir İdeoloji Olarak Jeopolitik ve ABD Emperyalizmi

John Bellamy Foster

İngiliz sömürgeciliği ve Nazi ideolojisiyle eklemlenen ABD emperyal jeopolitiği, “sömürgeciliğin sona ermesi” ve anti-kapitalist güçlerin ortaya çıkmasını engellemek için bir “Amerikan şemsiyesi” oluşturmaya çalışmaktadır. ABD; bu emperyal hırs sayesinde potansiyel olarak “emperyalizmin genel tarihi” içinde en tehlikeli aşamaya girmiş bulunmaktadır. Sonuç olarak, kapitalist gelişme için, küresel alan yaratma hedefi taşıyan ABD, bu hedefe ulaşmak için Batı Avrupa’dan, Orta Doğu’ya, Orta Asya’dan, Hint Okyanusu’na kadar dünya adasını kontrol altına alarak, dünyanın tek imparatorluğu olma yolundadır.

Anahtar Kelimeler: Jeopolitik, ABD Hegemonyası, Kapitalist-İmparatorluk

Devamını oku...
 

TURAN Dergisi 15. Sayı - İçindekiler

E-posta Yazdır PDF

Aile ve Kadın Üzerine Bir Değerlendirme

Dr. Mehmet Özay

Günümüzde, genel olarak dünya toplumlarında, özel olarak Müslüman-Türk toplumunda tecrübe edilmekte olan aile yapısındaki dejenerasyon, bir anlamda din kurumu ile aile kurumu arasındaki irtibatsızlığa referans yapmaktadır. Bununla birlikte, gerek Müslüman-Türk toplumu gerekse modernleşme sürecinde azımsanmayacak bir “mesafe katetmiş” diğer müslüman toplumlarda aile yapısındaki kırılganlık ve deformasyon, modern kalkınma süreçlerine eşlik eden sorunlar olarak ortaya çıkmaktadır. Modernleşme ve Batılılaşma tecrübelerimiz kırmızı çizgilerimizin ne denli solgunlaştığını ortaya koyarken, bugün aile sorunları ile yüzyüze kaldığımızda gücümüzün kırıldığını hissediyoruz.

Anahtar Kelimeler: Aile, Modernleşme, Kadın

Zaferler Devrinde Ordu-yu Hümayûn'un Rumeli’de Sefere Çıkışı

Aydın Ayhan

Türklerin, Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının meydana getirdiği büyük kara parçasının en stratejik yerde, bütün bu coğrafyayı kontrolü altında tutabilecek bir konumda devlet kurmuş olması, bütün dünya ile ilişkili olmalarını sağlamıştır. Bu ilişki düşmanca olduğu durumlarda savaşlar da kaçınılmaz olmuştur. Bir imparatorluk devleti olarak sefere çıkma kararından, askerin hazırlık safhasına, haberleşmeden, finans kaynaklarına ve lojistik desteğe kadar olağanüstü bir çabayı gerektiren büyük sefer hazırlıkları büyük Devlet olmanın gereklerinden biridir. Zamanın teknik ve bilgi birikimine sahip olmak kadar, “dünya devleti” olma yolundaki çabalar, aynı zamanda, dünya siyaset ve jeopolitiğinin de farkında olmak demekti. Osmanlı devletinin gücü, bütün bunları bir arada değerlendirdiği zamanlarda bir anlam kazanmış ve “dünya devleti” olmuştur.

Anahtar kelimeler: Sefer-i Hümayun, Rumeli, Dünya Devleti

Devamını oku...
   


Sayfa 2 - 7


Kimler Sitede

Şu anda 50 ziyaretçi çevrimiçi