TURAN DERGİSİ

Altaylardan Tunaya

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Anasayfa Turan
TURAN

Yeni Çağın Eşiğinden “Avrasya’nın Kalbi”ne Bakmak

E-posta Yazdır PDF

Yeni Çağın Eşiğinden “Avrasya’nın Kalbi”ne Bakmak

Mehmet Akif OKUR

Yirmi yıl önce Türk cumhuriyetlerine bağımsızlıklarını kazandıran dönüşümler, yeni dünya düzeninin habercisi kabul ediliyordu. Bugün ise, Sovyetler Birliği'nin çöküşüyle başlayan sürecin artık geçmişte kaldığını düşünmemize yetecek kuvvette bir dinamikler demeti, yeni çağa hazırlanmamız gerektiği ihtarında bulunuyor. Dikkate alınması gereken bu uyarı, bir bilinmezlikler yumağı da bırakıyor önümüze. Soru işaretlerinden Türkistan'ın hissesine düşenlere baktığımızda, ufukta beliren değişim dalgasının bölgeyi sürükleyeceği limanlarla ilgili olanlar hemen göze çarpıyor. Acaba Orta Asya'yı nasıl bir gelecek bekliyor? Bu coğrafyada biriken toplumsal enerji, bütünleşme doğrultusundaki adımları hızlandırabilecek mi? Yoksa, etrafını çeviren rekabet üçgeninin ivme kazandıracağı Balkanlaşma eğilimleri mi bölgenin kaderini çizecek?

Listesini uzatabileceğimiz ihtimaller zincirinin hangi ucundan tutarsak tutalım, yolumuz "jeopolitik" başlığı altında inşa edilmiş bir düşünce prizmasına çıkıyor. Üzerine akseden coğrafyaları, aktörleri, fikirleri vb. yeniden biçimlendiren bu prizmanın gösterdiği maharet, yansıttığı temsillerin çoğu zaman hakikatin kendisine tercih edilmesine sebep oluyor. Söz konusu kolaycılığın doğurduğu vahim sonuçlara sahnelik eden coğrafyalardan biri de maalesef Orta Asya.

Devamını oku...
 

Rus Kültüründe Turan Unsuru Üzerine

E-posta Yazdır PDF

N.S. Trubetskoy
Tercüme: Arif Hacaloğlu

Doğu Slav kabileleri başlangıçta günümüz Rusya'sının muazzam topraklarının önemsiz bir kısmını işgal etmekteydiler. Slavlar ilk dönemlerde bu toprakların küçücük bir kısmında -Baltık denizi ile Karadeniz'i birleştiren nehir havzalarında-meskun olmuşlardı. Günümüz Rusya topraklarının daha geniş olan tüm öteki kısımları ise genel olarak "Turan" veya "Ural-Altay" halkları olarak bilinen boylarla meskundu. Sözkonusu Turan boyları, bu geniş coğrafî bölgenin tarihinde (başlangıç dönelerde) Doğu Slav-Rus kabilelerine kıyasla daha etkin rol oynamışlardır. Hatta Moğol fethinden önceki dönemde bile sadece Avrupa Rusyası sınırları içindeki Turan devletleri (İdil Bulgarları ve Hazar Devletleri) Varyag-Rus devletine göre daha önemliydiler.

Günümüz Rusya topraklarının tek devlet egemenliği altında birleştirilmesi bile ilk defa Rus Slavları tarafından değil, Turanlılar, Moğollar tarafından gerçekleştirilebilmiştir. Rusların Doğuya doğru yayılmaları birçok Turan boylarının Ruslaştırılması ile bağlantılı olmuştur; Ruslarla Turanlıların iç içe yaşamaları olgusu, Rus tarihi boyunca kırmızı bir hat olarak geçmektedir. Doğu Slavlarının Turanlılara uyum sağlaması Rus tarihinin ana olgusu ise; damarlarında şöyle veya böyle Turan kanı akmayan Velikorus bulunabilmesi zor bir iş ise; ve aynı Turan kanı büyük oranla (eski Bozkır göçebelerinden gelerek) Malorosların (Ukraynalıların-Terc.) da damarlarında akıyor ise; açıkça görülüyor ki biz Ruslar, kendimizi milli açıdan idrak edebilmek için bizde varolan Turan unsurunu dikkate almalı, Turanlı kardeşlerimizi incelemeliyiz. Ama şimdiye kadar bununla çok az ilgilenmişiz: Bu Turan unsuru konusunda (hatta bazen bundan utanılmış gibi) susmuş, hep Slav kökenlerimizi öne çıkarmaya eğilimli olmuşuz. Bu hurafeye son verme zamanı gelmiştir. Tüm diğer hurafeler gibi, bu da doğru bir kavramaya engel oluşturmuştur; doğru kavrayış ise insanın görevi olmaktan öte her bir şahsın ve de (kendi türünde bir şahıs olarak telakki edilen) milletin akıllıca var olabilmesinin ön şartıdır.

Turan veya Ural-Altay halkları adı altında aşağıdaki beş soydan gelen halklar kasdedilmektedir.

Devamını oku...
 

Migration Patterns in Central Asian Populations

E-posta Yazdır PDF

American Journal of Human Genetics

Sex-Specific Migration Patterns in Central Asian Populations, Revealed by Analysis of Y-Chromosome Short Tandem Repeats and mtDNA 

Anna Pérez-Lezaun1, Francesc Calafell1, David Comas1, Eva Mateu1, Elena Bosch1, Rosa Martínez-Arias1, Jordi Clarimón1, Giovanni Fiori2, Donata Luiselli2, Fiorenzo Facchini2, Davide Pettener2 and Jaume Bertranpetit1

 

1Unitat de Biologia Evolutiva, Facultat de Ciències de la Salut i de la Vida, Universitat Pompeu Fabra, Barcelona

2Dipartimento di Biologia evoluzionistica sperimentale, Unità di Antropologia, Università di Bologna, Bologna

Received 7 December 1998; 
accepted 23 April 1999. 
Available online 23 December 2007.

 

Summary

Eight Y-linked short-tandem-repeat polymorphisms (DYS19, DYS388, DYS389I, DYS389II, DYS390, DYS391, DYS392, and DYS393) were analyzed in four populations of Central Asia, comprising two lowland samples—Uighurs and lowland Kirghiz—and two highland samples—namely, the Kazakhs (altitude 2,500 m above sea level) and highland Kirghiz (altitude 3,200 m above sea level). The results were compared with mtDNA sequence data on the same individuals, to study possible differences in male versus female genetic-variation patterns in these Central Asian populations. Analysis of molecular variance (AMOVA) showed a very high degree of genetic differentiation among the populations tested, in discordance with the results obtained with mtDNA sequences, which showed high homogeneity. Moreover, a dramatic reduction of the haplotype genetic diversity was observed in the villages at high altitude, especially in the highland Kirghiz, when compared with the villages at low altitude, which suggests a male founder effect in the settlement of high-altitude lands. Nonetheless, mtDNA genetic diversity in these highland populations is equivalent to that in the lowland populations. The present results suggest a very different migration pattern in males versus females, in an extended historical frame, with a higher migration rate for females.

Author Keywords: STR (see Short tandem repeat); Short tandem repeat; Microsatellites; Y chromosome; Central Asia; Uighurs; Kazakhs; Kirghiz

Devamını oku...